Main Menu
Startseite / Acilis sayfasi
Inhalt / Icerigi
Autoren / Yazarlar
Nachrichten / Haberler
Leben / Yasam
Forum / Yorum sayfasi
Links / Önemli Internetler
Suchen / Arama
Kontakt / Iletisim
Impressum / Sayfa sahibi
Armenier-Konflikt / Ermeni sorunu
Anadolu kimin
Ungar - Macarlar
leben
Administrator / Sayfa sahibi


Designed by:
SiteGround web hosting Joomla Templates
A

Sind die Finnen Türken

Filter:     Sortierung:     Anzeige: 
Titel
Armenier Konflikt / Ermeni sorunu
 
<< Anfang < Vorherige 1 Nächste > Ende >>
Ergebnisse 1 - 1 von 1
  • Politik / Politika  ( 1 Beiträge )
     Rumlar Kıbrıs‘ın kendilerine ait olduğu yalanını dünyaya yayıyorlar  Ancak  Gerçekler asağıda
     Kıbrıs bakır yatakları sebebi ile ta Bronz devri  Zamanından beri  Mısır’a, Rodos’a  ve  Fenike’ye ticari bağları vardı. O zamanki ada sakinlerinin, Proto-Türkle’ler denen Altay kökenli oldukları kesinlikle ispat edilmiş öncü Türkler’dirler. Deliller: Sarbon Ünüversitesi- etimolojik araştırmaları,  Oxford, Cambridge. Eldeki mevcut yazılı delliler ta Sümerler’e, 7 bin sene önceye,  dayanmaktadır. Takriben MÖ 1500 yılında ada Mısırlı’lar  tarafından, Thutmosis III idaresinde işgal edilerek kendilerine bağlandı. MÖ 1350 yılında Achaer’ler gelerek  adayı MÖ 1200 yılına kadar tedrici olarak müstemleke haline getirdiler. MÖ (İsadan önce) 900 yılında bu koloniler bağımsızlıklarını ilan ederk bir çok küçük krallıklar kurarak beğımsızlıklarını ilan ettiler. MÖ 800 yılında Asurlar’ın  idaresine geçtiler, daha sonra yine Mısırlı’lara bağlandılar.  Daha sonra MÖ 525 yılında yine  Persler’e. Pers İdaresi zamanında,  Kral Euagaros L., Salamis Şehrinin Kralı ada tarihinde ilk defa  adanın müstakil şehirlerini, MÖ 391 yılında birleştirerek Persler’e karşi  ayaklandırdı ve kendisini adanın krali ilan etti. Kendisi ölünce ada tekrar Persler’in eline geçti. Takip eden sonraki 100 sene içerisinde ada çeşitli güçler tarafından işgal edilerek idare edildi. Ada bilahere MÖ 333 yılında Büyük İskender tarafından işgal edilerek kendisine bağlı bir yönetim kuruldu. Kendisi MÖ 323 yılında ölünce,. Ada  Ptolemaish.Mısırlılar‘ın eline geçti. Takriben 200 sene sonra Roma İda mperatorlugu’nun idaresine geçti ve İS (Isadan Sonra) 390 yılına kadar ekseriyetle Romalılar‘ın idaresinde kaldı. Sonra Bizanslılar‘ın idaresine Geçti.  Ada devamlı Arap ve Mısır saldırılarına göğüs gerdi ve zaman, zaman ta MÖ 632 yılına  kadar onların idaresine geçti ve bu İS 1190 yılına kadar böyle devam etti. Ada İS 1190 yılinda Aslan Yürekli Rihar’dın idaresindeki Haçlı ordusunun eline geçti.  Rihard adayı Guido Lusignan denen, Kudus‘ün atanmıs Kralına  verdi.  Onun idaresi zamanında  adaya bir çok surlar ve kaleler yapıldı.  Ada IS 1489 yılında Venedikliler‘in idaresine geçti, taki 1571 yılına kadar. 1571 yılında Osmanlı‘lar  adayi fetih ederek Osmanlı’ya bağladılar. Osmanlı’lar adayı 1878’e kadar elinde tuttu. 1877’de 1878’e kadar süren Osmanlı-Rus harbini kaybeden Osmanlı’lar adayı Ingilizler’e  zorunlu olarak bıraktılar. Bilahere yapılan Berlinkongresi kararlarına istinaden, adanın  idaresi ve, yönetimi, yedi emin olması kaydı şartı ve  sıfatı ile Ingilizler’e bırakıldı. Kıbrıs’ın İngiliz idaresi dönemindeki durumu: Verilen vekalet yetkilerine istinadan, (Osmanlı ve İngiliz arasında 1878’de yapılan sözleşme gereği) Ingilizler adayı senelik  500.000,00 Dolar’lık kira karşılığı kosulsuz idare yetkisine sahip oluyordu. Ancak adanın mülkü  söz  icabı Osmalı’ya kalıyordu, yani ada proforma Osmanlı’nın malı olarak görünüyordu , Ingiliz’ler sadece kiraci sıfatında idi! Adanın idaresi Ingilizlere geçince adanın Rum papazı ve Rum halkı kurulu bir Enosis karari alarak adanı, sanki adanın tek sakinleri kendileri imiş,  gibi Krallık Yunanistan’a baglanması için Ingiliz yetklilere bir dilekçe verdiler. Dediğim gibi, Türkler bu sözde referandumda devre dışı bırakılmiş, kendilerine sorularak, muvafakatları alınmamıştı. Londra ise bu müracaatı ve dileği  kesinlikle  red etti. Anlayacağımız Kibris hic bir zaman Rum adası değildi ve hiç bir devirdede olmadı. Sahtekarlığin delillerini göze serdim, Kelimesine kadar doğrudur! Ingiliz’ce ve Alman’ca kaynaklar değerlendirilerek ele alınmıştıır.  Ve Rum’lar adayi mteaddit tarihlerde,  hile ile kenilerine bağlamak istemişlerdir, ancak  Ingiliz’ler tarafindan sekteye uğratılmış-tır. Bilahere Osmanlılar  1914 – 1918’e kadar müttefikleri ile 1’ci  cihan savaşına bulaştılar ve müttefik-leri mağlup olduğu  için kendide yenik sayıldı, kayıtsı  şartsız teslim oldu. Ve Ingilizler  1878‘ de yapılan barıs anlasmasını iptal ederek adayı kendilerine bağladı, ilhak ettilerlar.  Türkiye Ingilizler‘in bu ihakını bilahere  1923’te yapılan  Lozan anlaşması  ole  resmen kabul etti. Ve Ingiltere burayı iki sene sonra İngiltere’nin baş kolonisi ilan etti. Bu arada binlerce Rum adanın 1878’den beri İgilizler’e gecmesinden istifa ederek, adaya Yunanistan’da devamlıç ve  iskan edilerek sistemli şekilde adadaki Rumlar‘ı çoğunluk hale getirildiler. Tabiki Ingilizler’in göz yummasi ile. Maaruf tabiri ile Türkler azınlık durumuna düşürüldüler. Türkler bugun ada halkinin sadece % 25’ni teşkil etmektedirler. İngiltere otoritesine karşı Rumlar 1931’de  büyük bir isyan başlatarak ayaklandılar, ancak Ingilizler sert karşılıkla bu isyanı oldukça kanlı bir şekilde  bastırdılar. Ingilizler akabinde Rum kanunlarını rafa kaldırarak, her türlü politik faaliyeti yasakladılar.  !945’de ikinci cihan harbinin hitamında Rumlar tekrar Enosis kararı alarak Kıbrıs‘ın bağımsızlığını ilan ettiler  ve adayı sahsen idare edeceklerini bildirdiler. Ve 1946’da Meclis bir anayasa  çıkararak  bir devlet sistemi oluşturdu ki bu adayı yönetecekti. Bu karar AKEL_partisi (Anarthotikan Komma Ergazomenou)  ve Papaz Michael Muskos (sonra Makarios III denildi)  buna tam destek verdiler.  Ancak Ingilizler 1950’de  bu kararıda red ettiler, tanımadılar. Bilahare kilisenin yaptiği bir soruşturma  Rumlar’in % 95, 5’inin adanın Yunanistan’a ilhakından yana olduğunu gösterdi.  Bilahere 1950’de  Papas Muskos‘a, Makarios III  ünvanı verilerek Kıbrıs’ın Baspiskoposu ilan edildi. Buda  Enosis hareketinin idaresini ele alarak öteki hareketleri. EOKA’nın (Uthniki Organos Kyprianou Aganos),  Enosisin  terör kolu hareketlerini, destekledi. 1953 yılından beri Ingilizlere’de terör estiren EOKA,  dünyanında tanıdığı, şahit olduğu bir katlima başlayarak binlerce savunmasız ada Türk’ünü katlettiler. Tarihe Rumlar’ın Türkler‘e yaptığı Pogromen diye geçmiştir. Rumlar 1954 yılında Kıbrıs meselesini UNO’ya getirerek tekrar adayı Yunanistan‘ bağlamaya   uğraştılar, Türkiye böyle bir birleşmeyi hic bir zaman kabul etmeyeceğini kesinlikle belirterek , kaklarının sabit olduğunu tekrarladıilar. Makario III bilahare Ingilzler tarafından adadan Seychellen‘e ( Hindistan Okyanusun’daki adalar gurubuna verilen ad)  sürüldü.Kıbrıs  Rumla’rı tekrar  toplantı yaparak Uno’yu toplantıya cağırdılar ki tarafları masya toplasın diye. EOKA ise, Makarios’uns serbes bırakılarak adaya gelmesini  şart olarak ileri sürdü. Ingilizler Makarios’u serbes bıraktılar ama adaya dönmesine müseda etmediler, Adanın Ingilizler’den ayrıması, bağımsızlığı: Bilahere Zürih’te 1959’da Ingiliz, Rum ve Türkler arasında  bir anlaşma imzalandı. Bu adanın bağımsızlığını yapılacak bir anayasa ile garantiye alıyordu. Ingilizler ise yinede adada müstakil iki askeri üst aldılar.  Makarios III 1. Mart 1959’da adaya döndü ve ada Rumlari‘nin basvekilligine seçlidi, Dr. Fazıl Kücük ise başbakan yardımcısı oldu. Makarios 1960 yılında tekrar adanin bağımsızlığını ilan etti ve adanın UNO ile CoN (Commonwealth  of Nation) alınmasını sağladı. Rumlar Aralık 1963’de yine anıden Türk komşularına saldırdılar ve katletmeye başladılar. Çünkü Türkler Makarios III’ün  anayas değişikliğine karşı çıkıyorlardı, sebebi bu değişiklik Türkler’in veto hakkını ortadan kaldırıyordu. Türkler bu sebepten adanın taksimini talep ettiler. Bunun üzerine Rumlar resmen Türkler’i öldürerek yok etmeye  (soy kirimi „POGROMAN“ denir ve dünya tarihine, Kıbrıs’ta Rumlar’ın Türkler’e yaptığı katliam diye geçer (Das Pogromen auf die Türken auf dem Insel Zypern, durch Griechen- The pogroms on the Turks on the island of Cyprus by Greek). Dikkat edilmesi gereken bir husus; türkler silahsızdı Rumlar ise senelerdir silahlanarak tam bir ordu kurmuş-tu ve bu ise terör ocağı ENOSIS heyeti  ve onun eylem kolu EOKA tarafindan gerçeklestirilmişti. Rumlar dünyann gözü önünde çoluk, çocuk, kadın, hamile demeden Türkler’i aylarca katlettiler, hemde hunharca,  aileleri gırtlaklarını keserek doğradı lar yok ettiler. Amaçları, adayı tamamen Türkler’den etnik temizleyerek, adanin sadece kendilerine ait olduğuna dünyayıikna ederek  kandırmaktı

http://www.otar.de, Powered by Joomla! and designed by SiteGround web hosting